Kendi İşini Kurmak vs Maaşla Çalışmak

Kendi İşini Kurmak vs Maaşla Çalışmak

Kendi işini kurmak

Kendi işini kurmak elbette herkesin hayali.Küçük işletme servetiyle övünen insanların gerçekten lüks bir hayatı yaşayıp yaşamadığını hiç merak ettiniz mi? İnternette kendi işinizi kurmakla ilgili okuduklarınızın çoğu aşırı yüceltilme eğilimindedir çünkü herkes her zaman size bir şeyler satmaya çalışır.

Tüm gördüğünüz her yerde zengin ve hızlı etiket satırları olduğunda, birçok insanın kendi işinizi yönetmenin nasıl bir şey olduğu konusunda yanlış fikirlere sahip olması şaşırtıcı değildir.

 

Ödemeler Tahmin Edilemez

Kendi işinizden elde edilen gelire bağlı olmanın en büyük olumsuzluklarından biri, kazancınızın doğası gereği tahmin edilemez olmasıdır. Özellikle işiniz yepyeni ise, herhangi bir ayda ne kadar kazanacağınız konusunda kesinlikle hiçbir fikriniz olmayacak.

Bu, masraf planlamasını ve bütçelemeyi stresli bir şekilde son derece zor hale getirir. Konut, eğitim ve günlük harcamalarınızı yalnızca satış tahminlerine dayalı olarak karşılamanız gerektiğini hayal edin.

Aylık ödemeyi yapıp yapamayacağınız konusunda çok az fikriniz varken finansman gerektiren büyük bir satın alma kararı vermeye çalıştığınızı düşünün. İşlerini belli bir zaman periyodu içerisinde düzene girene kadar, yapacağınız tahminlerin neredeyse tamamı sağlam dayanaklara sahip olmayacaktır. Bu durum yapmak istediğiniz diğer harcamalar konusunda sürekli tetikte olmak zorunda kalmanıza ve büyük miktarlarda yapılacak harcamalara cesaret edememenize sebep olacaktır.

 

Acil Durumlar Sizi Boş Zamanlardan Uzaklaştırabilir

Kendi işini kurmak

Her işletme, söndürülmesi gereken yangın payına sahip olacaktır. Bazen bu yangınlar uygun olmayan zamanlarda gelebilir. Örneğin, ürününüzün imalat sırasında bozulduğunu ya da defolu üretildiğini varsayalım. Bu durum sizi planladığınız programın dışına çıkmaya zorlayacaktır. Artık müşteriniz için yeni bir ürün üretmeli ya da temin etmelisiniz ve bunu yaparken mevcut programınızda başka aksilikler olmasını da engellemelisiniz.

Elbette bu yangınlar çok sık ortaya çıkmaz, ancak planlarınız için son derece rahatsız edici olabilir. Başlangıçta işinizi sıfırdan kurmaya çalışırken, sosyal hayatınıza hoşça kal öpücüğü verebilirsiniz. Kendi işini kurmak ile uğraşan birçok kişi, ilk aylarda sosyal hayatlarının neredeyse sıfıra indiğinden, aile ve arkadaşlarıyla vakit geçirmeye neredeyse hiç fırsat bulamadıklarından yakınırlar. Neyse ki, bu başlangıç ​​aşaması sadece geçicidir ve onu geçtiğinizde işler sakinleşmeye başlar.

 

Kendi İşini Kurmak: Müşterilerle Anlaşmalısınız

İşletmenizin niteliğine bağlı olarak, müşterilerle doğrudan ilgilenmeniz gerekebilir. Müşterilerinizin %99’u ile çalışmaktan çok memnun olacak olsanız bile geriye kalan %1’lik kısım sizi özellikle mental olarak yorabilir. Birçok kişi insanlarla sık iletişim kurmanız gereken işlerin, kendi başınıza ya da ufak bir ekiple çalışmaktan çok daha zorlayıcı olduğunu düşünür.

Her durumda, müşterilerle uğraşmak son derece yorucu ve alçakgönüllü olabilir. Sözlü tacizlere katlanmak zorunda kalabilirsiniz. Bir müşteriyi mutlu etmek için geriye doğru eğilmeniz gerekebilir. Bazen işkence görmüş gibi hissedebilirsiniz.

Kimi zaman müşteriler sunduğunuz hizmetten çok daha fazlasını beklerler ya da kabul edilmesi güç istekleri olur. Herkes işinize sizin baktığınız göz ile bakmayabilir. Bu tür bir tacizle uğraşmaya alışkın değilseniz, o zaman bir şoka girebilirsiniz. 

Kişisel Olarak Sorumlu Hissedeceksiniz

Normal bir günlük işte, kontrolünüz dışındaki şeylerden asla kişisel olarak sorumlu hissetmezsiniz. Örneğin, bir mühendisseniz ve şirketinizin pazarlama ekibi, tasarladığınız ürünü konumlandırırken kritik bir hata yaparsa, hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz, ancak muhtemelen bunun için uykunuzu kaçırmazsınız.

Yine de kendi işinize sahip olduğunuzda, kontrolünüz dışındaki şeyler dahil her şey üzerinde stres yaşarsınız. Geçim kaynağınız iş planınızın doğru şekilde uygulanmasına bağlıdır, bu nedenle hiçbir mazeret yoktur. Her küçük şey sizin sorununuz haline gelir ve onunla başa çıkılması gerekir.

Kendi İşini Kurmak: Saatleriniz Tahmin Edilemez

Günlük bir işin aksine, hafta sonu kavramı yoktur. Aslında, tüm günler bir şekilde birbirine karışır. Hedeflerinize ulaşmak için gerektiği kadar çok saat ayırmanız gerekecek. Harcayacağınız her bir saniyenin direkt olarak sizin işinize katkı sağlayacağını hesaba kattığımızda, başka birçok şeyi kenara itip değerli zamanınızdan olabildiğince çok faydalanmaya çalışacaksınız. İşe ayırdığınız zaman, doğası gereği tahmin edilemez.

İşletmenin temel avantajı, tüm işin zamanını kaydırabilmemizdir. Örneğin, 3 günlük işten tasarruf edebilir ve 9 saatlik tek bir iş günü koyabiliriz. Bu bize zamanımızı uygun gördüğümüz şekilde yönetme esnekliği verir.

Diğer bir avantaj da, bize yardım etmesi için insanları işe alabilmemizdir. Maaşlı işinizde hiçbir zaman işinizi sizin yerinize yapacak birini işe alma şansınız elbette yoktur. Maaşlı çalışanlar ise Türkiye’de ortalama haftada 47 saat civarı çalışıyor. 14 ülkenin çalışma şartlarıyla ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Buna değer mi?

Ünlü bir girişimci bunu şu şekilde açıklıyor; “Kendi işini kurmak daha uzun çalışma saatleri anlamına geliyor olsa bile, bu zamanı amacı olan bir şekilde harcıyorsunuz. Günlük işte çalışan maaşlı bir eleman aslında kendi hayatından zaman kiralarken, siz kendi zamanınıza yatırım yapmış oluyorsunuz.”

Bu açıklamada pek çok gerçek var. İşletmenizde yaptığınız herhangi bir iyileştirme, doğrudan üst sıralara tırmanmanızı sağlar. Kazanma potansiyeliniz neredeyse sınırsızdır ve kendi hızınızda çalışma seçeneğiniz vardır.

Kendi işinizi yürütürken de kişisel bir memnuniyet duygusu yaşayacaksınız. Zaman zaman sinirli müşterilerle uğraşmak zorunda olsanız da son derece düşünceli müşterilerle de karşılaşırsınız. Bu müşterilerden bazıları işletmeniz hakkında sizi utandıracak kadar güzel şeyler bile söyleyebilir.

Peki kendi işini kurmak isteyenlerin bu adımı atmaları mantıklı mı? Dezavantajları kabul ettiğinizde, kendi işinizi yönetmenin olumlu yönleri daha ağır basıyor mu? Karar sizin. 

Yazımızı beğendiyseniz sizleri Kararsizin Girişimcilik kategorisini incelemeye davet ediyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir